Tüm haberler

DSÖ: Diyabetle yaşayan yetişkin sayısı 2022’de 800 milyonu aştı

DSÖ ve NCD-RisC, 1990–2022 arasında yetişkin diyabet prevalansının yüzde 7’den yüzde 14’e çıktığını, yaklaşık 450 milyon yetişkinin tedavi almadığını açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü, 13 Kasım 2024 Dünya Diyabet Günü’nde küresel diyabet verilerini açıkladı. NCD-RisC ve The Lancet verilerine göre 2022’de diyabetle yaşayan yetişkin sayısı 800 milyonu aştı.

Yetişkinlerde diyabet prevalansı 1990’da yüzde 7 iken 2022’de yüzde 14’e çıktı. Yaklaşık 450 milyon yetişkin, diyabeti olmasına rağmen tedavi görmüyordu; bu grup toplam yetişkin diyabetlilerin yüzde 59’unu oluşturdu. Tedavi almayanların yüzde 90’ı düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyordu.

Bölgesel ve ekonomik fark

Güneydoğu Asya ve Doğu Akdeniz’de 18 yaş üzeri prevalans yaklaşık yüzde 20’ye ulaştı. Afrika’da glikoz düşürücü ilaçlara erişim düşük kaldı. DSÖ, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi destekleyen politikalarla birlikte erken tanı ve tedavi hizmetlerinin birinci basamakta güçlendirilmesini istedi.

2022’de yaklaşık 254 milyon kişi tip 2 diyabetin en yaygın biçimi olan diyabetle, 50 milyon kişi ise diğer türlerle yaşıyordu. Yeni enfeksiyon ve tedavi boşluğu, sağlık sistemlerinin kronik hastalık yönetimini geliştirmesi gerektiğini gösterdi.

Gebelikte diyabet kılavuzu

DSÖ, 14 Kasım 2025’te gebelikte diyabet için ilk küresel kılavuzunu yayımladı. Her altı gebelikten birinin diyabetten etkilendiği bildirildi; kılavuz beslenme, evde glikoz takibi ve tip 1, tip 2 ile gestasyonel diyabet için ayrı bakım önerileri sundu.

Tanı ve tedavi zinciri

DSÖ’nün açıkladığı toplam, yalnızca yeni tanı konan kişileri değil, diyabetle yaşayan ve düzenli takip gerektiren geniş bir grubu ifade ediyor. Bu nedenle etkili yanıt; risk değerlendirmesi, kan şekeri ölçümü, doğru tanı, ilaç ve cihaz erişimi ile komplikasyonların izlenmesini aynı bakım zincirinde buluşturmayı gerektiriyor.

Tedavi almayan yaklaşık 450 milyon yetişkinin büyük bölümünün düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunması, küresel sayının sağlık hizmetine erişim eşitsizliğiyle birlikte okunması gerektiğini gösteriyor. DSÖ’nün gebelik kılavuzu da anne ve bebeğin izlemini, beslenme desteğini ve glikoz takibini bu zincirin ayrı bir parçası olarak ele alıyor.

Haber akışı