DSÖ, yol trafiği kaynaklı yaralanmaları dünya çapında önlenebilir bir halk sağlığı krizi olarak nitelendiriyor. Yol trafiği yaralanmaları bilgi notuna göre her yıl yaklaşık 1,16 milyon kişi trafik kazalarında ölüyor, 20–50 milyon kişi ise ölümcül olmayan yaralanma geçiriyor. Bu yaralanmaların bir bölümü kalıcı engellilikle sonuçlanıyor.
Yük düşük ve orta gelirli ülkelerde yoğunlaşıyor
Ölümlerin yüzde 92’si düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşiyor; bu ülkeler dünya araç parkının yaklaşık yüzde 60’ına sahip. Trafik yaralanmaları 5–29 yaş grubunda başlıca ölüm nedeni. Yayalar, bisikletliler ve motosiklet kullanıcıları gibi korunmasız yol kullanıcıları ölümlerin yarısından fazlasını oluşturuyor; erkeklerde ölümcül risk kadınlara göre yaklaşık üç kat yüksek.
Hız, alkol ve koruyucu ekipman sonucu değiştiriyor
DSÖ, ortalama hızdaki yüzde 1’lik artışın ölümcül kaza riskini yüzde 4 yükselttiğini belirtiyor. Kan alkol düzeyi 0,04 g/dl ve üzerine çıktığında risk belirginleşiyor. Doğru kask kullanımı ölüm riskini altı kattan fazla, beyin yaralanmasını yüzde 74’e kadar azaltabilir; emniyet kemeri de araç içindeki ölüm riskini yüzde 50’ye kadar düşürebilir. Cep telefonu kullanımı kaza riskini yaklaşık dört kat artırıyor.
Bu göstergeler, yol güvenliğinin yalnızca sürücü davranışına bırakılamayacağını ortaya koyuyor. Hız yönetimi, güvenli altyapı, araç standartları, denetim ve acil sağlık hizmetleri birlikte çalışmadığında ekonomik kayıp da büyüyor; DSÖ, kaybın bazı ülkelerde GSYH’nin yüzde 3’üne ulaşabildiğini bildiriyor.