DSÖ, kadına yönelik şiddetin yaygınlığını halk sağlığı ve insan hakları başlıklarını birlikte ilgilendiren bir sorun olarak tanımladı. Kadına yönelik şiddet bilgi notunda yer alan 2023 tahminlerine göre yaklaşık 840 milyon kadın ve kız çocuğu, yaşamının bir döneminde yakın partner şiddetine veya partner dışı cinsel şiddete maruz kaldı. Bu, dünya genelinde yaklaşık her üç kadından biri demek.
Yakın partner şiddeti genç yaşlarda da başlıyor
İlişki yaşamış 15–49 yaş kadınların yüzde 25,8’i mevcut ya da eski erkek partnerinden fiziksel veya cinsel şiddet gördü. Evlenmiş ya da partneri olmuş 15–19 yaş kızların beşte birinden fazlası da aynı riskle karşılaştı. DSÖ, son 20 yılda yıllık ortalama düşüşün yalnızca yüzde 0,2 olmasını, ilerlemenin yavaşlığına işaret eden bir veri olarak sunuyor.
Şiddetin sağlık etkisi ölüm vakalarının ötesine geçiyor
Fiziksel yaralanmaların yanı sıra istenmeyen gebelik, cinsel yolla bulaşan enfeksiyon, düşük, erken doğum, depresyon ve travma sonrası stres riski artabiliyor. 2023’te her gün ortalama 140 kadın ve kız çocuğunun partneri veya aile üyesi tarafından öldürüldüğü tahmini de tablonun ölümcül boyutunu gösteriyor. Çocuklar, şiddetin yaşandığı evlerde duygusal ve davranışsal sorunlarla karşılaşabiliyor.
DSÖ’nün verileri, sağlık hizmetlerinin yalnızca yaralanmayı tedavi etmesinin yeterli olmadığını anlatıyor. Güvenli başvuru, ruh sağlığı desteği, cinsel ve üreme sağlığı hizmetleri ile şiddeti önleyici politikaların birlikte kurulması, mağdurların uzun vadeli sağlık kaybını azaltma açısından önem taşıyor.