Dünya Sağlık Örgütü, palyatif bakım ihtiyacının küresel ölçekte hizmet kapasitesinin çok üzerinde kaldığını açıkladı. DSÖ bilgi notuna göre her yıl tahminen 56,8 milyon kişi palyatif bakıma ihtiyaç duyuyor; bu grubun yalnızca yaklaşık yüzde 14'ü hizmet alabiliyor. İhtiyacı olanların 25,7 milyonu yaşamının son yılında bulunuyor.
Palyatif bakım yalnızca yaşamın son günlerine yönelik bir uygulama değil; yaşamı tehdit eden hastalıkla yaşayan hasta ve ailelerinin ağrı, nefes darlığı ve diğer fiziksel, psikososyal ya da manevi sorunlarla baş etmesini amaçlayan bir sağlık yaklaşımı. DSÖ, bakımın erken dönemde başlamasının gereksiz hastane yatışlarını ve sağlık hizmeti kullanımını azaltabildiğini belirtiyor.
İhtiyacın önemli bölümü kronik hastalıklardan geliyor
Yetişkinlerde palyatif bakım ihtiyacının yüzde 38,5'i kardiyovasküler hastalıklar, yüzde 34'ü kanser, yüzde 10,3'ü kronik solunum hastalıkları, yüzde 5,7'si AIDS ve yüzde 4,6'sı diyabetle ilişkili. Çocuklardaki ihtiyacın yüzde 98'i düşük ve orta gelirli ülkelerde; yaklaşık yarısı Afrika'da bulunuyor.
Ağrı ve nefes darlığı en sık ve en ağır belirtiler arasında yer alıyor. DSÖ, AIDS veya kanser hastalarının yüzde 80'inin yaşamının son döneminde orta ya da ağır şiddette ağrı yaşadığını aktarıyor. Bu nedenle palyatif bakım, hastalığın tedavisinin yerine geçen değil, hastanın yaşam kalitesini ve semptom kontrolünü destekleyen bir hizmet olarak ele alınıyor.
İlaç erişimi ve sağlık politikası belirleyici
Ulusal politikalarda palyatif bakımın yer almaması, sağlık çalışanlarının eğitimindeki sınırlılık ve opioid ilaçlara aşırı kısıtlayıcı erişim kuralları başlıca engeller arasında sayılıyor. DSÖ'nün 2019 anketinde ülkelerin yüzde 68'i finansman bulunduğunu bildirdi; ancak yalnızca yüzde 40'ı ihtiyacı olan hastaların en az yarısına ulaşabildiğini söyledi.
Kaynak: WHO - Palliative care fact sheet ve WHO - Palliative care.