Dünya Sağlık Örgütü, diş çürüğünün önlenmesi ve yönetimine ilişkin küresel kılavuzunu 3 Mart 2026’da yayımladı. Kılavuza göre diş çürüğü yaklaşık 2,7 milyar kişiyi etkileyen en yaygın bulaşıcı olmayan hastalıklardan biri.
Çalışma, Minamata Sözleşmesi’nin cıvanın kullanımını azaltma hedefi ve Bangkok Bildirgesi doğrultusunda cıvasız, çevreye daha az zarar veren ve daha az invaziv müdahaleleri öneriyor. Sekiz öneri ve iki iyi uygulama ifadesi sistematik kanıt değerlendirmelerine dayandırıldı.
Florür ve restorasyon seçenekleri
DSÖ, özellikle yüksek riskli gruplarda florür verniğini güçlü öneri olarak gösterdi. Çukur ve fissür örtücüler, uygun vakalarda hedefli koruyucu uygulama olarak önerildi. Başlangıç lezyonlarında florür vernik; daha ilerlemiş lezyonlarda gümüş diamine florür, cam iyonomer ve reçine kompozit seçenekleri ele alındı.
Kılavuz, amalgam yerine cıvasız malzemelerin kullanımını, uygun atık yönetimini ve çocuklar, ergenler, gebeler ile emziren kişilerde bazı ürünlerin dikkatle seçilmesini istedi.
Ağız sağlığı eylem planı
DSÖ’nün 2024–2030 küresel ağız sağlığı eylem planı, temel ağız sağlığı hizmetlerinin evrensel sağlık kapsamına alınmasını ve 11 küresel hedefin izlenmesini öngörmüştü. 2024’te Bangkok’ta düzenlenen ilk küresel ağız sağlığı konferansında 110’dan fazla ülke, ağız sağlığının genel sağlığın ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı.
Yeni kılavuz, hükümetlere cıvasız ürünleri ulusal politikalara almayı, sağlık çalışanlarının eğitimini geliştirmeyi, birinci basamak erişimini genişletmeyi ve çevreye uygun atık yönetimi kurmayı önerdi.
Kılavuzun klinik yaklaşımı
Az invaziv tedavi yaklaşımı, her diş çürüğünde aynı işlemin uygulanmasını değil, lezyonun evresine ve kişinin riskine göre mümkün olan en koruyucu seçeneğin belirlenmesini ifade ediyor. Bu nedenle florür verniği, fissür örtücü, gümüş diamine florür ve restoratif materyaller farklı klinik durumlarda değerlendiriliyor.
DSÖ’nün cıvasız malzeme vurgusu, yalnızca tedavi odasındaki tercihle sınırlı değil. Ürünlerin bulunabilirliği, sağlık çalışanlarının eğitimi, atıkların çevreye zarar vermeden yönetilmesi ve hastaların bilgilendirilmesi de kılavuzun uygulanabilirliği açısından birlikte ele alınıyor.